Haftanın Öne Çıkanları

ALLAH İblisle Konuştu mu ?

Tarih : 12:07:00 Yorum (0)

ALLAH İblisle Konuştu mu ?
 
ibn-i Akıl derki: Biri kalkar da; Allah vasıtasız iblis ile konuştu mu? diye bir sual irat ederse şöyle cevap veririz: Ulema, yani usulcüler bundan ihtilafa düşmüşlerdir Onlardan olan mahakkiklere göre, Allah onunla konuşmamıştır. Diğer bir kısım alimlere göre; bilakis konuşmuştur.

   Sahih oln şudur:Allah onunla vasıtasız konuşmamış; bilakis bir melek vasıtası ile konuşmuştur. Çünkü Allah konuştuğu kimseyle rahmet, rıza tekerrüm ve iclal ile konuşur.

   Görmüyor musun, Peygamberlerden biri (Musa A.S)---Halil ve Muhammed (S.A.V) hariç---- diger peygamberlere sırf ona bahş ettiği bu vasıfla üstün kılınmıştır. Bu Husustaki ayetleri buna haml etmek lazımdır.

   Peki Böyle de olsa, ona bir şeref vermek sayılmaz mı bu? diye bir sual sorulursa , deriz ki: İblis'e karşı olan bu elçi gönderme işi hiç de teşrif için değildir. Mücarret elçi göndermek, gönderilen kimseye şeref kazandırmaz, Hüccet için yani sırf onun ağzını kapamak için de olur Mesela Musa ile Harün (A.S) Firavun ile Hamam'a gönderilmişlerdir. Bu, hiç bir zaman Firavun ile Hamama şeref kazandırmak için olmamıştır. Çünkü onların şerefi yoktur.
   Allah tarafından şereflendirilmeleri ve kendilerine ikram edilmeleri de kasd edilmemiştir. Çünkü Allah, onların kendisine düşman olduklarını biliyordu.

   Peki Cenab-ı Hak bütün meleklere (Secde ediniz!) emrini verdiği zaman, iblis bu hitaba dahil olmuş mudur? diye sorulursa deriz ki; Umumi hitaba girebilir ve bununla tashis olmaz. Hz. Peygamber (S.A.V) bütün peygamberlere üstün kılınmıştır. Onlara olan umum hitablar peygambere olan huhusi hitaplara mani olmamıştır. Sonra Allah'ın meleklere emri vasıtasız olmuş; iblise olan emri ise vasıtalı olmuş da olabilir.

   Mesela bir sultan halkına Zeyd'e itaat etmelerini emr eder. Bunlara verdiği emir, kimilerine vasıtasız kimilerine de vasıtalı olur

   Bir sual daha: Allah'ın ona gazab etmesi ve onun da Allah'a asi gelmesi, Allah'ın onunla konuşmasına nasıl mümanaat edebilir? Gazap ettiği kimselere Ahirette Allah'ın (hani iddia ettiğiniz şeriklerim? Susun konuşmayın!) şeklinde hitap edeceği hepimizin malümudur.  Sonra gazap ederem konuşmak hiç bir zaman teşrif ifade etmez. Hizmetcisine kızan bir sultanın onu döğmesi,  veya azarlamasını buna misal gösterebiliriz. Bu durumdaki sultan için hiç bir zaman, ''Hizmetçisine ikram etmiştir'' diyemeyiz
 
 Cevap :Mertebesi yüksek olan kişinin, kendinden aşağı olana konuşması, tehdid dahi olsa bir şeref sayılır. Bu sebebledir ki, sultanın kızdığı kimseye bizatihi kendisi hitab etmez, adamları vasıtasıyla konuşur

   Cenap-ı Hak bunuda işaret buyurmuştur, hatta tenbih de etmiştir: ''Allah onlara, kıyamet hünü konuşmayacaktır ve onlara temize de çıkarmayacaktır'' (1) buyurmuştur Ve yine: ''Hiç bir insanla Allah vahyisiz konuşmaz'' (2) buyurmuştur. Bu ayetler davamızı haklı çıkarmaktadır. Yukarda delil olarak gösterdiğimiz ayete gelince, ondan murat, şudur: Allah melekleri vasıtası ile nida eder, bizatihi kendisi değil.

   Az evvel zikr ettiğimiz (Allah kıyamet günü onlara konuşmaz) ayeti bunu teyid etmektedir.

   Eğero ayetteki (Nida) kelam olsaydı, Kur'an çelişkiye düşmüş olurdu Biz zahirde bir birine zıt görünen iki ayeti uzaklaştırıyoruz ve (Nida) melekler vasıtası ile gercekleştirildiğini ileri sürüyoruz.

   Mesela: (Sultan memelkete ilan etti) deriz. Bundan şu  kasd edilir: Birine emrettiği ve memlekete ilan ettirdi. Bizatihi kendisi seslenerek memlekete ilan etti demek değildir, bu