Çırağan Sarayı

Çırağan Sarayı
Çırağan Sarayı
Çırağan Sarayı, 1863-1880’li yıllarda yaygınlık kazanmış olan oryantalist üslubun en önde gelen örneklerinden birini oluşturmaktadır. Oryantalizm, Türkiye’de ilk kez Sultan Abdülaziz döneminde çok sayıda yapıda uygulanmış ve Osmanlı bezeme geleneğine de yabancı düşmediğinden doğal olarak beğeni kazanmıştır.

Sarayın iç ve dış mekanlarının arasında üslup açısından farklılıklar gözlenir. Cephede klasik vurgular arasında neo-gotik motifler kullanılmıştır. İç mekanlar ise oryantalist bir anlayışla düzenlenmiştir.

Saray, plan açısından başlıca 4 kısma ayrılır. Bunlar, Mabeyn, Yatak ve Valide Daireleri’nden oluşan Büyük Saray-ı Hümâyun, Harem Dairesi, Ağalar Dairesi ve çeşitli yapılardan oluşan müştemilattır. Sarayın bulunduğu alan, 115 metre genişliğinde, 664 metre uzunluğunda olup 76360 metre²lik bir alanı kaplamaktaydı.

Sarayın cephe düzenlenmesinde 120 metreye varan uzunluğunun ortası çökmüş, bu alanı görünmemesi için optik bir düzenlemeye başvurulmuş ve orta kısım biraz yükseltilip iki yana doğru hafif eğilim verilerek düzgün algılanması sağlanmıştır. Tek bir kitleden oluşan cephe, ritmik bir düzen içerisindedir. Pencereler, boyut bakımından birbirinin aynıdır. Salon, oda ve balkonlu oda pencereleri ise yalnızca üst kısımlardaki dekoratif biçimler bakımından ayrılmaktadır.

Saraya deniz tarafında iki yönlü büyük mermer merdivenlerle girildiği gibi, öteki yönlerinde de mermer merdivenler bulunmaktaydı. Deniz tarafındaki merdivenlerle "Direkli Salon"a girilebiliyordu.

Harem dairesi, büyük Saray-ı Hümâyun dairesi gibi bir bodrum ve iki ana kattan oluşmaktaydı. Toplam 14 odadan oluşan yapı, 6180 metre² büyüklüğündeydi. Ağalar Dairesi de yine bodrum, 1. ve 2. katlardan oluşuyordu. Ağalar Dairesi’nin toplam büyüklüğü 2400 metre² idi.

Sarayın muhafaza duvarları kısmen taş ve kısmen de dökme demirlerden oluşmaktaydı. Rıhtımda bulunan üstü parmaklıklı muhafaza duvarları, Marsilya taşından inşa olunmuştu. Muhafaza duvarlarının toplam uzunluğu 2060 metreydi.

Sultan Abdülaziz, 1861’de tahta çıktığında; Çırağan Sarayı, kendisini beklemekteydi. Yeni Pâdişâh, saltanatının ilk yıllarında uyguladığı tasarruf tedbirlerini kısa süre sonra bir yana bırakarak 20 Ocak 1863’te sarayın yapımını başlatmıştır.

Sarayın mimarı, Nikoğos Balyan’dır. Sultan Abdülmecit döneminde binanın yeniden inşâsıyla ile ilgili olarak yapılan çalışmalar sırasında kendisine bu görev verilmiş, o da Yeni Çırağan Sarayı’nın planlarını hazırlamıştır. Fakat hem devletin içinde bulunduğu maddî darboğaz, hem de kendisinin 1858’de ölümü üzerine hazırladığı planlar uygulanma fırsatı bulamamıştır. Ölümünden 5 yıl sonra bu planları kardeşi Serkis Balyan kullanmıştır.

1987 yılında otel olarak kullanılmak amacıyla yabancı bir şirket tarafından restorasyonuna başlanmıştır. Ayrıca sarayın bahçesine de modern bloklar oturtulmuştur. 1992 yılında hizmete açılan Çırağan Sarayı, mükemmel estetiği ile günümüzde dünyanın pek çok ülkesinden gelen konuklarımızı ağırlayan bir otel olarak hizmet vermektedir.
PAYLAŞ

Adil Eşme

Gizemli Bilimler Blogu sizler için her gün yeni ve daha güzel bilgiler vermek için sabah akşam yazı yazan sizlere eğlendirerek öğreten kısa ve bazen uzun yazılarla bilgileri aktarmaya çalışan bir blogdur. Blogumuz her geçen gün daha da büyümekte ve sizlere daha çok bilgi verme uğraşındadır.

  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
Gizli Bilimler Blogu Olarak Sizlere Dogru Bilgiler Sunmak Vizyonumuzdur. Sizlerde Bizlere Destek İçin Paylaşır Yorum Atarsanız Cok Seviniriz. Emeklerimizin Karşılıgını Almış Oluruz Sizlerde Önerilerinizi Yorumlarda Bildirebilirsiniz. Şimdiden Teşekkürler