reklam banneri

Haftanın Öne Çıkanları

Thales: Akıl ve Mit

Tarih : 22:42:00 Yorum (0)


Thales adı bilge ve bilim insanı olarak Yunanlılar arasında hep büyük saygıyla anılmıştır. Heredotos'un zamanından itibaren hakkında epeyce öykü anlatılmıştır. İoina felsefe okulunu kurduğu yönünde kesin bilgi olmamakla birlikte öncüsü olduğu genel olarak kabul edilir.

Thales'in düşüncesini yeniden oluşturmamızı sağlayan çok az kaynaktan anlayabildiğimiz kadarıyla o öncelikle dünyanın tek tözden meydana geldiğini ileri sürdü.Dünya'nın Arkhe(İlk,başlangıç)'si olmak için tözün doğasında psykhe olmalıdır; yaşam maddesi ya da ruh maddesi. Thales bu koşulu en iyi yerine getiren şeyin su ya da nem olduğunu düşündü. Öyleyse bu arkhe'ydi ve bu sıfatla hem canlı hem ölümsüzdür.



Thales'i dikkate değer kılan şey arkhe olarak suyu seçmiş olması değildir.Thales tüm doğanın temelinde tek bir şey varsa o bunun su olması gerektiğine karar verdi.Bilim insanlarının gözünde Thales'i ölümsüz yapan şey de bu varsayım ve bu sorudur.Hesiodos gibi başkaları da bu fikri uzaktan uzağa yoklamıştı, ancak onlar özel güçleri olan tanrılara ve ruhlara başvurmakle bu savı kanıtlanmış faz ettiler, oysa ki böylesi varlıkların var olduğu doğal dünyayı bilmemizi sağlayan araçlarla ne kanıtlanabilir ne de çürütülebilir.Kısacası doğanın çeşitliliğini doğanın kendi içindeki bir şeyin çeşitlemeleri ile açıklamaya çalışan ilk kişi Thales'tir.

 Thales'in felsefesini anlamak için İonia mitolojisindeki evren anlayışının üzerinde durmamız gerekir.Mitlerin Thales'in fikrini öngördüğünü söylemek fazla olsa da onun oluşturduğu sonuç için pürüzleri ortadan kaldıran bir anlayışı yaygınlaştırdılar.Başlangıçta herşeyin ayrışmamış bir kütle olduğu fikrine hem Yunan hem de Ortadoğu kozmogoni inançlarında rastlanır.Bu anlayışa göre dünyanın yaratılmasında ilk iş bir yaratıcının iradesiyle ya da başka bir yolla gerçekleşen bir ayırma ve bölme işidir.

Diodoros "Dünya Tarihi" nin girişinde dünyanın başlangıcının Yunana özgü bir tarzda açlıklar ve bu açıklamanın kökeni erken beşinci yüzyıla kadar gider:Başlangıçta yer ve gök tek bir forma sahipti, çünkü doğaları birbirine kaynaşmış haldeydi.Daha sonra ikisi birbirinden ayrıldı ve dünya şimdi sergilediği görünümü aldı.

Hesiodos daha mitolojik bir dille olsa da benzer bir öykü anlatır.Tanrıların Doğuşu adlı eserde Uranüs ve Gaia birbirlerine sarılmaktayken zaman tanrısı Kronos onları zorla birbirinden ayırır.Orpheusçu gelenekte ise dünyanı başta yumurta biçiminde olduğundan bassedilir.Yumurta kırılınca yaradılışın ruhu olan Eros ortaya çıkmış ve yumurtanın üst yanı gökyüzünü alt yanı yeryüzünü oluşturmuştur.Bu gelenekte öykünün birkaç çeşidi vardır ama hepsi aynı öğretiyi mitsel bir biçimde dile getirir:Bütün şeyler birden doğar ve bozulup yine bire dönerler.

Thales ve ardıllarının felsefe öncesi anlayışa aşinalıkları onları bircilik konusunda etkilemiş olabilir.Ancak bu onların başarılarına gölge düşürmez.Mite dayanan açıklamalarda kozmosun evrimi cinsel terimlerle anlatılır:İnsan biçimindeki  iki güç birleşir ve doğurur.Bu mitlerin Miletoslulara zemin hazırlamış olduğuna şüphe yok.Ancak asıl önemli nokta, Miletosluların kişisel güçlere dayanan mit biçimini tümden terk etmeleri ve bilimsel açıklamalara yönelmeleridir.Onlar doğayı doğal tözle açıklamaya çalışmışlardır.
Thales'in başarısının iki nedeni vardı.Birincisi modern bilimsel düşünceye öncülük yapmıştır.Diğer yandan mitolojiyi akla dayandırmıştır.Miletosluların günümüzde hayranlık uyandırmalarının nedeni efsaneler dünyası ile aklın dünyası arasında köprü oluşturmalarıdır.


Bu Makalemi Arkadaşlarınızla Paylaşın